“Disiplini sürdürmek zorundayız“

Şansölye Merkel Korona Kabinesinden sonra “Disiplini sürdürmek zorundayız“

Federal Şansölye Angela Merkel Paskalya Bayramı öncesinde vatandaşlara Koronavirüs’ün yayılmasına karşı çabalarını ısrarla sürdürme çağrısında bulundu. Dikkatli bir umut yolunda işaretlerin olduğunu, fakat şimdi düşüncesizce davranmamanın ve kendimizi fazlasıyla güvende hissetmemenin önemli olduğunu söyleyen Merkel, Berlin’de Korona kabinesi toplantısından sonra “Çünkü başardığımızı çok çabuk yıkabiliriz“ diye konuştu.  

Federal Şansölye’nin Basın Açıklaması

Federal Şansölye’nin Basın Açıklaması

Foto: Bundesregierung

FEDERAL ŞANSÖLYE DR. MERKEL: Hanımefendiler Beyefendiler, bugün yine Korona kabine kurulu toplantımız oldu ve bu kapsamda merkezi olarak önümüzdeki günler ne yapacağımızı görüştük.  

Bu bağlamda özellikle odaklandığımız bir husus maske ve koruyucu donanım konularıydı. Bakan Altmaier ve Bakan Spahn da size zaten bilgi verdiler. Korona kabinesi olarak bunu bu kadar yoğun bir şekilde ele almamızın bir nedeni Korona pandemisinden ötürü gereksinimin bu alanda dünya genelinde çok artmış ve önümüzde daha uzunca bir süre de çok çok yüksek düzeylerde seyredecek olmasındandır. Bu nedenden ötürü iki türlü faaliyet gösteriyor ama iki türlü de taleple karşı karşıyayız. Bir taraftan Federal Sağlık Bakanlığı bünyesinde öncelikle yurtdışından teslimatları güçlendirmeyi, yani Almanya’ya daha çok maske getirmeyi ele alan bir tedarik kurulu kurduk. Günümüzde üretim başta Asya’da yapılıyor. Maskelerin yüzde 90’ı Asya’da üretiliyor. Bu nedenden ötürü her ne kadar federal hükümetin faaliyet alanına girmese de bu alanda etkin olmak zorundayız ve gerekli olan da budur. Alman şirketlerinin bu bakımdan bize yardımcı olmalarından da çok müteşekkiriz.      

Diğer taraftan stratejik menfaatimiz açısından elbette burada daha geniş bir yetki alanımızın olmasını da istiyoruz. Bu nedenden ötürü bugün yurtiçinde koruyucu malzeme ve tesisat ama özellikle de maske üretimine ivme kazandıracak bir kurulun Federal Ekonomi Bakanlığı bünyesinde kurulması hakkında görüştük. Bununla ilgili ön çalışmalar sağlık sistemimizde başlatıldı bile. Almanya ekonomisi bu alanda kendi kapasitelerini de kurma konusuna ilgi duyuyor. Biz bunu Avrupa genelinde ortak bir çalışma olarak da yapmak istiyoruz. Çünkü bu konu tüm Avrupa ülkelerinin gündemindedir. Bunun, Avrupa Birliği ve de Almanya Federal Cumhuriyeti olarak tekrar daha büyük bir stratejik bağımsızlık kazanmamız gereken alanlardan biri olduğunu düşünüyoruz.      

Elbette güncel durumla ilgili bilgi de aldık ve şunu söyleyebiliyoruz: Virüsün yayılmasına ilişkin rakamların en son gelişmeleri, dikkatli olma şartıyla umut vaad ediyor. Artışta hafif bir düzleşme var ve güncel enfekte olan sayısı iyileşmiş ve maalesef  bu pandemiden ötürü hayatlarını kaybetmiş olanların da sayısını toplamdan çıkardığınız zaman biraz gerileme gösteriyor. Tekrar hatırlatmak isterim: Bu, günde 200 ya da daha çok insansa, bu rakamları umursamadan geçemeyiz. Çünkü bunların ardında yatan her bir insanın kaderi ve yas tutan bir aile, yakınları ve dostlarıdır.  

 Eğer şimdi durumu bu kadar somut açıklayabiliyorsam, o zaman açıkça söylemek isterim ki, özellikle Paskalya bayramı öncesinde bunu tekrar söylemek isterim – baştan, ki aradan o kadar uzun zaman geçmedi, gördüğümüz son derece hızlı artışlar ışığında; aldığımız tedbirleri belki de daha da sertleştirmemiz gerekmez mi, kararlaştırdıklarımız yeterli midir, yoksa bazı komşu ülkelerin başına geldiği gibi tedbirleri sonradan daha çok sertleştirmemiz gerekebilir mi diye pek sık endişelendiğim olmuştu. Bu nedenden ötürü bunun belki gerekli olmamasına, ki şu an bunu böyle söyleyebiliyoruz, oldukça sevinebiliriz diyorum. Fakat bu aynı zamanda; fazla güvende olduğumuz hissine kapılmayıp, bunun yerine sadece, belki de daha sert kısıtlamalar  gerekli olmayacağı için gerçekten sevinmemiz gerektiği anlamına geliyor. 

Benim için bunun anlamı şudur: İşi şimdi hafife alıp kendimizi fazlasıyla güvende hissetmemeliyiz. Bizzat kendimden de biliyorum: İnsan biraz umutlanıyor, sonra güven kazanıyor, sonra içi rahatlamaya başladığı anda biraz düşüncesizce de davranma eşiğini geçiyor. Hayır, konsantrasyonumuzu sürdürmek zorundayız. Durum kırılgan. Robert-Koch-Enstitüsü Başkanı biraz önce tekrarladı: Rahatlamak için bir neden yok. Bunu Paskalya ve sonraki günlerde aynı şekilde sürdürmemiz gerekiyor. Çünkü şu anda başardığımızı çok çok çabuk yıkabiliriz. Yani gerekli olan konsantrasyon ve disiplindir: Yanındakileri düşünmek budur – Yanındakileri düşündüğün için mesafe bırakmak. 

Bu, Paskalya bayramının bu sefer hayatımızda hep bildiğimizden çok başka bir Paskalya bayramı olacağı anlamına da geliyor. Elbette bir çok aile, bir çok insan için büyük bir sınama olacak. Buna bir de neredeyse Almanya genelinde havanın güzel olması da ekleniyor ki, bu da kışkırtıcıdır. Bu nedenden ötürü kuralları yerine getiren herkese şükranlarımı sunuyorum ve hepinizden bunu bu şekilde sürdürmenizi rica ediyorum. 

Bir konunun altını çizmek ve olayı belki başkalarından ya da sandığımızdan daha hafif atlatabileceğimiz gibi bir hisse kapılmamamız için uyarıda bulunmak istiyorum. Evet, bugün biraz daha iyi bir durumdaymışız gibi bir eğilim var. Vakaların ikiye katlanma süresi ilk günlerde olduğunun tam tersine uzadı ve arada geçen gün sayısı yükseldi. Ama bir sonraki aşamaya nasıl geçeceğimizi düşündüğümüzde şunu tesbit ediyoruz: Aldığımız tedbirlerin hafifletilmesinin etkisinin ne olacağını yine bilmediğimiz bir alana giriyoruz. Bu nedenden ötürü işi sağlama almak zorundayız. Bu nedenden ötürü tedbirlere uymaya devam edilmesi çağrısında bulunuyor ve çok açık bir şekilde daha uzunca bir süre bu pandeminin içinde ve pandemi ile birlikte yaşamak zorunda olduğumuzu söylüyorum. Dolayısıyla, son derece dikkatli davranmak zorundayız. İleri adım atacaksak da o zaman bu, küçük adımlarla ve hep sonuçları gözlemleyerek olmalıdır. Çünkü hedefimiz sağlık sistemimize hiçbir noktada aşırı yüklenmemek ve insanların tümünün kendileri için gerekli olan tedaviyi görebilmelerini sağlamaktır.     
 
Haftaya elbette önemli istişarelerde bulunduğumuz bir haftadan geçeceğiz. Son günlerde şu soruyu ele alan bir çok araştırma yayınlandı: Kısıtlamaların hafifletilmesi doğrultusunda atılacak adımlar ne olabilir? Ulusal Bilim Akademisi Leopoldina’nın Pazartesi ya da Salı günü açıklanacak olan araştırması benim için çok önemli. Araştırma, uzmanlar bize enfekte olan insan sayısında bir iyileşme kaydetme açısından sağlam bir zemin oluştuğunu söylerlerse ileriye dönük ne yapabiliriz sorusundan yola çıkıyor. Bu araştırmaya tabiiki sadece virologlar ve epidemiyologlar değil, ekonomi uzmanları, sosyologlar ve etik bilimciler, yani toplumsal yaşamı bir bütün olarak ele alarak doğru değerlendirmelerde bulunabilecek insanlar katılıyor.
 
Bu temelden yola çıkarak ve önceden ve halen yürütülen tüm tartışmaları esas alarak Çarşamba günü eyaletlerin hükümet başkanları ile görüşmede bulunacağım. Federal hükümet bundan önce Salı günü yine Korona kabinesi olarak iletişime geçecek. Görüşmelerimizi merakla bekliyorum. Şimdiye kadar aramızda hep çok iyi bir iletişim kurduk ve Eyalet Başbakanları ile çok yakın bir işbirliğinde bulunduk. Durumun hep beraber ve birlikte üstesinden gelmemizin başında zaten bu geliyor. Ardından, aldığımız muhtemel kararlar hakkında elbette size de bilgi vereceğiz. 

O zamana kadar tekrar tüm vatandaşlara yani hepimize seslenmek istiyorum. Son haftalarda hep birlikte çok güçlü olduğumuzu kanıtladık. Şimdi tam bu Paskalya hafta sonu öncesinde pes etmememiz büyük önem taşıyor. Halen geçerlidir ki, Virüsün hayati tehlike oluşturabileceği tüm insanları koruyorsunuz. Sosyal mesafe sayesinde ve kurduğunuz temasları en aza indirgeyerek sağlık sistemimizi koruyorsunuz. Ve bunu söylerken hepimizi kastediyorum – Almanya’daki istisnasız biz hepimizi. Tutarlı olmalıyız, dayanmalıyız ve işte o zaman – ki son günler bunu zaten gösterdi – ülkemizi virüse karşı savunabilecek ve farklı biçimlerde uzunca bir süre bizi deneyecek bu zor sınavdan başarıyla geçebileceğiz.  

İçtenlikle teşekkür ediyorum!

Schlagwörter